|
Bu röportaj,Amerikan "Tennis Match" dergisinin Ekim 1999 sayısından alınmış
ve bugün bile hala popüleritesini koruyan soru ve cevaplar seçilmiştir.
(Röportajı ben yapmadım yani).
SORU: Kournikova ile olan arkadaşlığın formunu ve
konsantrasyonunu bozdu mu? CEVAP: Hiçbirşey için
kimseyi suçlamak istemem.Kimsenin benim düşüncelerimi etkilemesine izin
vermem.Kendi kararlarımı kendim veririm.
SORU: Şuan ikinizde Adidas'tan giyiniyorsunuz ve
"Spice Girls" kızlarına benzetiliyorsunuz. CEVAP: Bilmiyorum.Ama Spice Girls'ten
Victoria'yı beğeniyorum.Ünlü bir futbolcuyla evlendi ve çocuğu oldu.Bu durum
hoşuma gitti doğrusu
SORU: Annen den başka,seni destekleyen başka birilerinin olması
gerektiğini hiç düşündün mü? CEVAP:
Tabii ki başka insanlar da var.Kuzenlerim,akrabalarım var.Fakat,genelde
annemle olmak bana yetiyor.
SORU: Annen etraftaki en iyi antronörlerden biri değil mi?
CEVAP: Bana göre
en iyi antrönör o.Hiç kimse o'nun bildiği kadar beni bilemez.
SORU:O'nun,annelik ve
antrönörlük rolünü birbirinden ayırmak zor mu? CEVAP: Birşey sizin başınızdan geçmedikçe
anlayamazsınız.İnsanlar size birtakım olaylar anlatabilirler.Fakat,bizim
çalışmak istediğimiz sistem bu.
SORU: Şuan ki ilişkiniz,gelecekte yaşayabileceğiniz bir takım
problemlere engel olabilir mi? CEVAP: Vaktiyle çok konuşmak ve tartışmak zorunda
kaldık.Bağırarak konuşmayı ve o anda ne hissettiğimi söylemem gerektiğini
öğrendim.Önceden böyle değildim;Sessizce oturur ve hiçbirşey söylemeden
dinlerdim.Sürekli beni eleştirdiğini düşünürdüm.Fakat sonradan,bana sadece
yardım etmek ve benim için en iyisini yapmayı düşündüğünü anladım.Başkaları bu
şekilde dürüst olamaz ve ne yapmam gerektiğini söylemez.Ama,hala
özgürüm.Kortlarda kendi kişiliğimi sergiliyorum.
SORU: "Hala özgürüm" demekten kastın nedir? CEVAP: Araba
kullanıyorum.Arkadaşlarımla geziyorum...
SORU: Porsche'lerinizi Tampa'ya getirttiniz
mi? CEVAP:
Evet,ama kullanmayı yeni yeni öğreniyorum.Sampras'da yardımcı
oluyor.Şimdilik trafiğe çıkmama izin vermiyor.
SORU: Eğer bir maçı tekrar oynamak isteseydiniz,bu hangi maç
olurdu? CEVAP:Tabii ki 1999 yılı "ROLAND GARROS" finalinde Steffi'ye
karşı kaybettiğim maç.
SORU: O maçta ki underhand servisleriniz pek iyi
değildi. Yaptıklarınızdan pişman mısınız? CEVAP: İnsanlar o yıl ki Roland Garros'un
sıkıcı geçtiğini söyleyemez.Zaten o yıl ki bir amacımda sıkıcı olmamaktı.Daima
"özel" olmak istediğimi herzaman söylemişimdir.İnsanlar belkide bu maçı asla
unutamayacak.Bu da benim için tarihi bi olaydır.
SORU : Genelde kortta kontrollüsün değil mi? CEVAP: İnsanların hayatlarında
herşeyin yolunda gitmediği dönemler vardır.Benim yaşımdakiler genellikle
gezer,partilere gider.Fakat,ben herşeyimi TV'de herkesin gözü önünde yapmak
zorundayım.Ama herşeye rağmen değişmeyeceğim,olduğum gibi kalacağım.Çünkü,bu
benim hayatım ve herşey benim açımdan kontrol altında.
SORU: Geçen yıl,kendini yarı kız yarı kadın gibi hissettiğini
söylemiştin.Şuan neler hissediyorsun? CEVAP: Hala içimde küçük bir çocuk var.Hala oyun oynamayı
seviyorum.Bu benim tabiatım.Birinin oynadığını görsem,ben de oynamak
istiyorum.Ne olduğu önemli değil.Her konuda en iyisi olmak istiyorum.
SORU: Senden önceki Chris Evert,Steffi Graf,Monica
Seles,senin arkandaki itici gücün annen olduğunu
düşünüyorlar. CEVAP:Yaşam şeklimiz şu; Ben maçlarımı oynayacağım,o diğer
işlerle ilgilenecek.Bu şekilde mutluyuz.Annem Wimbledon'da (1999) yokken kendimi
yarım insanmış gibi hissettim.Biz birbirimizi tamamlıyoruz.O kendi işini ihmal
etmiyor,ben de kendi işimi.
SORU: Sürekli yaptığın egzersizlere başka ne ilave
ettin? CEVAP:Sürekli yaptığım belli başlı egzersiz yok
aslında.Hiçbirşeyi sürekli yapmadım.Fakat şimdi ağırlık kaldırıyorum ve çok top
makinesi kullanıyorum.Top makinesi benim daha fazla hareket etmemi
sağlıyor.Florida'nın sıcağında sadece 5-10 dk. aralarla,gerçekten çok
çalışıyorum.Makineyle yaptığım maçlar çok güzel oluyor.Sonuçta hiç kimse
kaybetmiyor.(Bu arada belirteyim;Martina artık kas yapıcı antrenman yapmıyor hız
ve çabukluk geliştirici antrenmanlara başladı).
|